En Güzel Turkce Şiirler  ( 128522 marta o'qilgan) Chop etish

1 ... 16 17 18 19 20 21 22 B


Ansora  20 Dekabr 2009, 13:42:38

Hayat

Kır çiçeklerinin yurt tuttuğu
her dağın hüzünlü bir patikası var
kuytusuna yaralı düşen kuşlar
son kez baktıklarında görürler boşluğu

Gövdem bir dağ gülüm
kalbim onun patikası
Son kuşların giderken bıraktığı en uçası
boşluğa resmedilmiş yaralı bakış ömrüm

Ayrılık uçurumunda çiçek verir
sürgünü kendinde ömür ağacı
Gezginlerin geçerken umursamadığı
seçilmiş yalnızlığın ateşinde erir
hayata çığlık veren sancı

Herkesin kimliğinde bir Ferhat
dağları delmeğe hazır aşk için
Herkesin uçurumu bir Şirin
Sorgulanan günlerin toplamıdır hayat
 
Babür Pınar
 

Qayd etilgan


Ansora  20 Dekabr 2009, 13:43:11

Gitmek Hayat Getirecek

Kör bağın kızıl kuru
gül kokusunu taşıyor hava
Gözlerim kapıda

Nedensizliğin ertelediği çöküntü
bilincime duyuruyor küf hükmünü
Bir çocuk gibi koşarken düşünce
istemeden saplıyor bıçağı sevince

Aslında bildiğim onun da bildiği
sır gidişlerin arsızı değil yolcu
Öyle yazıldığı için belki
antik serüvenlerin sonu
tutsak kıldık düşsel söze gerçeği

Gitmek hayat getirecek
yenik düşerek kalmak ölüm
Her geri döndüğünde avluda
öylesine sevişmek zulüm

Kutsal ilişki var oluşuna yoldaş arar
yanıtı geciktirilmiş sorularda
Hüküm dinlemez kayıp giden yıldızlar
aşk sorgulanmamalıdır asla

Arka odada ölesiye susar
günü sonlayacak intihar
Yüreğim kapıda
 
Babür Pınar

 

Qayd etilgan


Ansora  20 Dekabr 2009, 13:43:58

Ağla Yüreğim

Akşam olur
Bir başıma kalınca
Bu yerde...

Özlemin
Ateş olur..!
Dokunduğun her yerde
Kıvılcımlar saçar
Özlem ateşin
Yangınlara döner...

İçimde
Yıkılmaz sandığım
Dağlar erir
Ormanlar bir bir yanar.

Eğil başım
Sen..
Öne eğil....

Bunca yıldız varken
Gece neden karanlık olur
Sevdiğim.....

Kaybetmeyince
İnsan
Bilmezmiş
Elindeki nimetin kıymetini.

Ağla yüreğim kendi haline
Sen
Şimdi ağla..

Kasım-2005/ Adana
(Ağla Yüreğim Dağlar da Ağlar..şiir kitabı..karahan kitabevi yay.2005.adana)
 
Melih Baki
 

Qayd etilgan


Ansora  20 Dekabr 2009, 13:44:39

Hasretinden Prangalar Eskittim

Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

  
Ahmed Arif
 

Qayd etilgan


Ansora  20 Dekabr 2009, 13:48:57


Qayd etilgan


vuslati  01 Aprel 2010, 14:54:26

Kalenderî

Aklım divanem oldu, medet sende huşum ol,   
Bağlandı düğümlerle, gönül gamlı düşüm ol.                         
Zor bahtıma düştün ya; ne sevdâyla sarıldım,
Zulmetme, haşin olma, su yakmaz güneşim ol.
 
Ayyaş şarabından mı, çekip bağrıma vurdun; 
Kartal gibi yüksekte, dedim avcı eşim ol.
Özgürlüğü dağlarda, ya tutsaklığı kurdun;
Çöller de kanar Aslı, gözüm aksa yaşım ol. 

Güldükçe yanaklarda ikiz gamze bulan yâr,       
Aşk tılsımı uğrunda, gözüm üstü kaşım ol.
Baş koyduğu gerdanda saatlerce kalan yâr,
Ben bende, gizim sende, izim sende başım ol.

Ey Vuslatî duydun mu? Yağan kar ayazından;
Yâr gönlüne ay çarpsa, yanar kor ateşim ol.         
Gül kadrini bilmek mi, şayan al beyazından;
Kabrimde hazır ol ya, ya bülbülce kuşum ol.


Osman Öcal- TÜRKİYE

Qayd etilgan


vuslati  01 Aprel 2010, 14:56:22

Ne Deyim

Gulyabani ah eyleyip durunca,   
Gamlı yürek takla atar ne deyim.
Bir davula onlarca kez vurunca,
Zipzibi de tere batar ne deyim.

Mabeyinde kesilince beratlar,
Gönül verip alınmazsa muratlar,
Başıboşken yılkılaşır kıratlar,
Geceleri gemsiz yatar ne deyim.

Aşkın nuru doldurmazsa kurnayı,
Oyun seven oynak üfler zurnayı,
Avcı olan ölse vurmaz turnayı,
Göç zamanı katar katar ne deyim.

Med-cezirse duygulardan ürkülür,
Hüzünlü düş gören beden irkilir,
Tül perdesiz pencereden sarkılır,
Her lokmayı domuz yutar ne deyim.

Gülistanda çiçek açsa hileler,
Katık olur bir yaşama çileler,
İhanetin yıktırdığı kaleler,
Taşlarından yosun tutar ne deyim.

Vuslatî’yem sevdim amma ne çare,
Gönül seyyah gezer olmuş avare,
Selam olsun selam olsun o yâre,
Bezirgân da sevda satar ne deyim.

Osman Öcal

Qayd etilgan


vuslati  01 Aprel 2010, 14:57:09


Çile Banıp Döner Semah(YİĞİTCE)

Bendin yıkıp çağlayarak,
Sele dönüp iner semah.
Varlığımız çağlar üstü,
Hile akmaz pınar semah.

Ter ateşler hak yolumuz,
Pir aşkına her dolumuz,
Bir uhdedir gönlümüzde;
Dile gelip kanar semah.

Kavis çizmez omuzda baş,
Yunus Emre Hacı Bektaş,
Halis yaşar benliğimiz;
Ele, bele fener semah.

Yağı kesik kandil söner,
Ağı versen yine döner,
Doğu, batı Anadolu;
Güle sevgi sunar semah.

Kurgan bilmez al kanımız,
Kurban olsun her can’ımız,
Harman harman yığıla et;
Tele düşüp yanar semah.

Yörük, Avşar hepsi Türkmen,
Türük dersen öz Türk’üm ben.
Buruk koyma Vuslatî’yi;
Çile banıp, döner semah.

Osman Öcal

Qayd etilgan


vuslati  01 Aprel 2010, 14:59:26


Boyun Bükmüş Çıkan Fallar(Musammat Gazel)

Açık bağrım kabuk tutmaz, yaram kaynar coşar telden,
Uyur dağlar gönül yatmaz, kanar bir gam taşar çölden.

Yürek her dem yanar düşten, çilem çağlar düşen yaştan,
Kader vurmuş sebep baştan, hemen hicran kapar yelden.

Tüter derdim yetim yollar, boyun bükmüş çıkan fallar,
Tutup kalsam bütün dallar, sanırdım dost, kırar belden.

Hazan gelmiş sevim harman, döner şaşkın sayın kirman,
Uçan kuştan sorar derman, dedim turnam bilir dilden.

Kanat çırpan haber yorgun, bu aşk çoktan yemiş sürgün,
Kavuşmazsam kesin bir gün, gelip dostlar tutar saldan.

Günüm zindan zifir mehtap, yüküm hasret sürer heyhat,
Şirin’den yaslıdır Ferhat, geçilmez deryadır selden.

Yeşil bağlar viran kalmış, değen samdan gazel dolmuş,
Ayaz çalmış gülüm solmuş, buruktur Vuslatî halden.

Osman Öcal-TÜRKİYE

Qayd etilgan


Robiya  06 Iyun 2010, 16:10:54

:as:

Bu omur yolunda yuz yuze geldik,
Zulmet bir geceden gunduze geldik,
Ne yazik sonunda biz goze geldik,
Ne olur ALLAHIM ayarma bizi.
Ne olur YA RABBIM ayirma bizi....
Bilmedik sevginin sirin dadini,
Silme yureyimden onun adini,
Esit sevenlerin bu feryadini.....

Muallifini bilmayman...

Qayd etilgan